Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, uluslararası taşımacılık yapan Türk TIR şoförlerinin Schengen bölgesinde uygulanan 180 günde 90 gün kalış süresi sınırı nedeniyle yaşadığı sorunlara dikkat çekerek Avrupa Birliği’ne (AB) kalıcı çözüm çağrısında bulundu.
Türkiye’nin Avrupa’ya yönelik ihracat yüklerini taşıyan TIR şoförleri, Schengen bölgesindeki 90 gün kalış süresi sınırı ve sınır kapılarında yaşanan uzun beklemeler nedeniyle sorun yaşıyor. Söz konusu uygulama nedeniyle sürücüler, geçerli vizeleri ve taşıma belgeleri bulunmasına rağmen kalış sürelerini doldurdukları gerekçesiyle sınır kapılarından geri çevrilebiliyor. Yaşanan sorunlar nedeniyle zaman zaman Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala sınır kapılarında eylemler düzenlenirken, geçişlerde de aksamalar yaşanıyor.
UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, yaşanan soruna çözüm bulunması amacıyla önce Kapıkule Sınır Kapısı’nda yetkililerle görüştü. Ardından beraberindeki dernek yöneticileriyle Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’na yürüyen Aras, burada Türk ve Bulgar basın mensuplarına açıklamalarda bulunarak Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkelere çağrı yaptı.
"Sürücü turist değildir, uluslararası yük taşıyan sürücülere turistlerle aynı kalış süresi sınırı uygulanamaz"
Uluslararası Nakliyeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, Bulgaristan Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda yaptığı basın açıklamasında, "Kıymetli meslektaşlarım, değerli sürücülerimiz. Bugün burada, sınır kapılarında geri çevrilen sürücülerimizin ve yola devam edemeyen ihracat yüklerimizin sesini duyurmak için toplandık. Avrupa Birliği’ne açıkça sesleniyoruz, sürücü turist değildir! Uluslararası yük taşıyan sürücülere turistlerle aynı kalış süresi sınırı uygulanamaz! Bizim sürücümüz Avrupa’ya tatil yapmaya gitmiyor. Fabrikaların üretimde kullandığı malzemeyi, marketlerin raflarına ulaşacak ürünü, üreticinin siparişini taşıyor. Teslimatını yapıp ülkesine dönüyor. Ardından yeni bir yükle yeniden yola çıkıyor. Çünkü işi bu, mesleği bu! Ancak bugün sürücülerimiz, Schengen bölgesinde 180 gün içerisinde 90 gün kalış süresi sınırına takıldıkları için sınır kapılarından geri çevriliyor. Geçerli vizesi olan, taşıma belgeleri hazır, yükü aracında bulunan bir sürücüye, kalış süresini doldurduğu gerekçesiyle yoluna devam edemeyeceği söyleniyor. Üstelik 1995 yılında yedi ülkeyi kapsayan Schengen alanı, bugün 29 ülkeye ve 4 milyon kilometrekareyi aşan bir coğrafyaya ulaşmış durumda. Coğrafya büyüdü, ancak sürücüye tanınan süre değişmedi. Eskiden de 90 gündü, bugün de 90 gün! Daha geniş bir coğrafyada hizmet veren sürücünün aynı süre sınırına tabi tutulmasında açık bir orantısızlık var. Bu, taşımacılığın gerçekleriyle bağdaşmıyor" dedi.
"Sınırdan geri çevrilen yalnızca sürücü değildir, Türkiye ile Avrupa arasındaki ticarettir"
Aras, sınır kapılarında yaşanan sorunların ticarete etkisine dikkat çekerek, "Peki, o araçtaki yük ne olacak? O yükü bekleyen fabrika ne yapacak? Teslimat taahhüdünü yerine getirmeye çalışan ihracatçıya kim cevap verecek? Sürücünün, taşımacının ve müşterisinin uğradığı zararı kim karşılayacak? Sınırdan geri çevrilen yalnızca sürücü değildir. Geri çevrilen, Türkiye ile Avrupa arasındaki ticarettir! Yük, TIR ve sürücü ayrılmaz bir bütündür. Sürücünün yoluna devam etmesini engellediğinizde, taşıdığı yükün de alıcısına ulaşmasını engellersiniz. Uluslararası taşımacılığın nasıl işlediği bellidir. Sürücülerin mesleklerini yapabilmek için yıl boyunca düzenli olarak sınır geçmesi gerekir. Üstelik sınır kapılarındaki kuyruklarda, gümrük işlemlerinde, yükleme ve boşaltma noktalarında geçen süreler de bu sınırlı kalış süresini tüketmektedir. Sürücümüz beklerken de çalışıyor. Aracının ve yükünün sorumluluğunu taşıyor. Buna rağmen mesleğini yerine getirmek için geçirdiği süre, bir sonraki seferinde karşısına engel olarak çıkıyor. Bu şekilde uluslararası taşımacılık yürütülemez. Bu belirsizlikle teslimat planlanamaz. Bu şartlarda ticaret sürdürülemez" şeklinde konuştu.
"Malı istiyorsanız, o malı taşıyan sürücünün de yolunu açmak zorundasınız"