HDI Sigorta, Veri Enstitüsü iş birliğiyle Türkiye’de sigorta okuryazarlığı araştırması gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre şirket, sigorta koruma açığını azaltmak ve sektörün 2030 hedeflerine ulaşmasına katkı sağlamak amacıyla sigorta süreçlerini sadeleştirmeye ve hızlandırmaya odaklandı.
HDI Sigorta, sigorta koruma açığının arkasındaki algı, bilgi ve davranış bariyerlerini belirlemek amacıyla Veri Enstitüsü iş birliğiyle "Türkiye’de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması" gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarından hareketle sigorta koruma açığını azaltmanın ve sektörün 2030 hedeflerine ulaşmasının yolunun sadeleşmekten ve hızlanmaktan geçtiğini vurgulayan şirket, merkezinde müşteri deneyiminin yer aldığı 5 stratejik odak alanda sadeleşme vizyonuyla yeni dönem dönüşümünü başlattı. Şirket, Türkiye’deki 20’nci yılında, sağlık branşı hariç hayat dışı sigorta pazarındaki payını yüzde 5,6’ya yükseltti. Şirketin özsermaye yeterlilik oranı ise yüzde 133,1 olarak açıklandı.
HDI Sigorta, 27 Ekim Salı günü İstanbul’da düzenlediği basın toplantısıyla finansal performansını ve yeni dönem vizyonunu kamuoyuna duyurdu. HDI Sigorta CEO’su Firuzan İşcan ve Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır’ın sözcülüğünde gerçekleşen toplantıda, "Türkiye’de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması" sonuçları paylaşılırken; şirketin gelecek dönem stratejisinin merkezinde yer alan "Sadeleşme Vizyonu" aktarıldı.
"Sigorta koruma açığını azaltmayı ve sektörel büyümeyi destekleyecek en önemli unsurların başında sigortacılıkta sadeleşme geliyor"
Toplantıda sektörün güncel durum ve gelecek hedeflerini değerlendiren HDI Sigorta CEO’su Firuzan İşcan, "Türkiye’de sigortalılık oranının düşüklüğü ile deprem ve sel gibi felaketler, bireyler, haneler ve KOBİ’ler başta olmak üzere toplumun birçok kesiminde finansal kırılganlığa neden oluyor. Ülkemizde halihazırda yüzde 2,62 seviyesinde olan sigortalılık oranı katetmemiz gereken bir yol olduğunu gösteriyor. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) 2030 vizyonu doğrultusunda bu oranı yüzde 4,7’ye yükselterek pazarı büyütmek sektör olarak ortak hedefimiz. Bu hedefe ulaşmanın yolu ise ülkemizdeki sigorta koruma açığını azaltmaktan geçiyor. Bu kavram kısaca; olası felaketler ve riskler karşısında bireylerin, KOBİ’lerin ve konutların ihtiyaç duyduğu güvence ile mevcut sigorta koruması arasındaki farkı ifade ediyor. Hanelerimizin ve işletmelerimizin finansal devamlılığını riske atan bu açığı kapatmak için öncelikle toplumdaki algı ve bilgi bariyerlerini aşmalıyız. Söz konusu bariyerleri anlamak ve sektöre yön verecek doğru çözümleri üretmek adına Veri Enstitüsü ile gerçekleştirdiğimiz bu araştırma bize net bir şekilde gösteriyor ki; Türkiye’de sigorta koruma açığını azaltmayı ve sektörel büyümeyi destekleyecek en önemli unsurların başında sigortacılıkta sadeleşme geliyor "dedi.
Şirketin başarı yolculuğunu ve finansal yapısını da değerlendiren İşcan sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa’nın 6’ncı büyük sigorta grubu olan ana hissedarımız Talanx, Türkiye pazarına ve potansiyeline son derece güçlü bir inanç duyuyor. Grubumuzdan aldığımız bu küresel güçle hayat dışı (sağlık branşı hariç) branşta pazar payımızı yüzde 5,6’ya çıkararak sektörde ilk 5 şirket arasındaki yerimizi sağlamlaştırdık. Özsermaye yeterlilik oranımızı son 3 yılda yüzde 88’den yüzde 133,1’e yükseltmemiz, müşterilerimize ve paydaşlarımıza sunduğumuz finansal gücün ne kadar sağlam temellere dayandığını açıkça ortaya koyuyor".
"Anlaşılmayan ürün, satın alımı ya erteletiyor ya da engelliyor"
"Türkiye’de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması" sonuçlarını ve öne çıkan bulguları değerlendiren Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, "HDI Sigorta ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışmada üç temel noktaya odaklandık: Toplumun sigortayla kurduğu ilişki; algı, bilgi ve okuryazarlık düzeyi ile anlaşılabilirliğin karar ve davranışlara etkisi. Çalışmamız yalnızca tüketicilerin sigorta bilgisini ölçmüyor; sigortacılık sektörünün toplumla kurduğu ilişkiye dair de çok önemli bir fotoğraf sunuyor" dedi. Araştırma sonuçlarının toplumsal ve sektörel yansımalarına dikkat çeken Ağırdır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Araştırmaya göre ülkemizde her iki kişiden biri sigortayla kendini güvende hissetmesine karşın, her üç kişiden biri temel sigorta sorularının hiçbirine doğru yanıt veremiyor. Sigorta sahiplerinin yarıya yakını poliçe ifadelerini anlamakta zorlanırken, her üç kişiden biri poliçesini hiç okumuyor ya da sadece göz gezdiriyor. En kritik bulgulardan biri ise Türkiye’de her beş kişiden birinin sigorta ürününü anlamadığı için satın alma kararının doğrudan etkilenmesi. Anlaşılmayan ürün, satın alımı ya erteletiyor ya da engelliyor. Dolayısıyla ürün ve süreçlerin sadeleştirilmesi, sigortacılığı güçlendirmek açısından hayati bir adım. Çalışma, sadeleşmenin yalnızca bir dil ve iletişim tercihi olmadığını; tüketicinin doğru beklenti oluşturması ve daha bilinçli karar vermesiyle doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu araştırma HDI Sigorta’nın çalışmalarının merkezine aldığı sadeleşme yaklaşımının önemini verilerle görünür kılarken, sektörün bütünü için de ortak bir gelişim zemini oluşturuyor."