Mersin Üniversitesi Hastanesi, 2026 yılında bir milyonu aşkın hastaya sağlık hizmeti sunarken, bünyesine kazandırılan ileri teknoloji cihazlarla özellikle kanser başta olmak üzere birçok hastalığın tanı ve tedavisinde önemli imkanlar sağladı. Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar, Cumhurbaşkanlığı desteğiyle güçlendirilen sağlık altyapısının Mersin’in yanı sıra çevre illerden gelen hastalara da hizmet verdiğini belirterek, yatırımların devam edeceğini söyledi.
Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, üniversite hastanesinin 2026 yılı sağlık hizmetlerini ve son yıllarda gerçekleştirilen teknolojik yatırımları değerlendirdi. Hastanenin hizmet kapasitesinin her geçen gün arttığını belirten Yaşar, ileri teknolojiye sahip cihazlarla tanı ve tedavi süreçlerinin daha hızlı, hassas ve etkin şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık yatırımlarına verdiği desteğin önemine dikkat çeken Yaşar, üniversite hastanesine kazandırılan yeni nesil teknolojilerin sağlık hizmetlerinin niteliğini önemli ölçüde artırdığını kaydetti. Yaşar, yeni nesil tomografi cihazının üniversiteye kazandırılmasında verilen desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.
İleri teknoloji cihazlarla tanı ve tedavide yeni imkanlar
Hastaneye kazandırılan yapay zeka destekli 3 MR, ileri teknoloji bilgisayarlı tomografi, dijital mamografi, PET/BT ve SPECT görüntüleme sistemleriyle özellikle hastalıkların erken teşhisi ve tedavi süreçlerinin takibinde önemli imkanlar oluşturuldu. Bu cihazlar sayesinde hastalıkların daha ayrıntılı değerlendirilmesi, tedavi planlarının hastaya özel hazırlanması ve uygulanan tedavilerin etkinliğinin izlenmesi hedefleniyor.
Yeni teknolojilerin en önemli katkılarının görüldüğü alanlardan birinin onkoloji olduğunu belirten Yaşar, kanser hastalıklarında erken tanının, hastalığın yayılımının doğru değerlendirilmesinin ve kişiye özel tedavi planlamasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Nükleer tıp alanında kullanılan PET/BT ve SPECT sistemlerinin hastalıkların hem anatomik hem de fonksiyonel özelliklerinin değerlendirilmesine imkan sağladığını ifade eden Yaşar, yüksek çözünürlüklü MR ve tomografi cihazlarıyla da tümörlerin konumu, boyutu ve çevre dokularla ilişkisinin daha ayrıntılı incelenebildiğini belirtti.
Girişimsel radyolojide hassas işlemler yapılabiliyor