Ekonomi

Kronik böbrek hastalığına bütüncül bakış

KAYSERİHABERVAKTİ

Türkiye’de her 7 yetişkinden 1’ini etkileyen kronik böbrek hastalığı (KBH), insan sağlığının yanı sıra sağlık sistemleri, toplum ve çevre açısından da giderek büyüyen çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu oluşturuyor. AstraZeneca Türkiye, kronik böbrek hastalığında erken tanıdan etkin hastalık yönetimine, ekonomik ve çevresel etkilerden dijital çözümlere ve sürdürülebilir sağlık sistemlerine uzanan bütüncül bir yaklaşım ortaya koydu.

Böbrek sağlığı, bireylerin yaşam kalitesinin korunması ve sürdürülebilir sağlık sistemleri açısından kritik önem taşıyor. Dünyada her 10 kişiden 1’ini, Türkiye’de ise her 7 yetişkinden 1’ini etkileyen kronik böbrek hastalığının çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi, erken tanı ve etkin hastalık yönetimini daha da önemli hâle getiriyor. Hastalık ilerledikçe daha yoğun sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyulurken, sağlık sistemi üzerindeki baskı ve beraberinde ekonomik ve çevresel etkiler de artıyor.

Bu çok boyutlu etkinin ele alındığı "Türkiye’de Kronik Böbrek Hastalığının Çevresel Etkisi" çalışması, AstraZeneca Türkiye tarafından düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. "Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Dünya" yaklaşımı doğrultusunda bağımsız sağlık araştırma şirketi Maverex ile gerçekleştirilen çalışma, erken tanının yaygınlaştırılmasının ve hastalığın ilerlemesinin mümkün olduğunca önlenmesinin, bireysel sağlık sonuçlarının yanı sıra sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği ve çevre açısından da önemli kazanımlar sağlayabileceğini gösteriyor. Böbrek sağlığının korunması ve yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra ele alınan bir konu olmaktan çıkarılarak daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması büyük önem taşıyor.

Hastalığın çevresel etkisi de önemli boyutlara ulaşıyor

Kronik böbrek hastalığının bireyler, sağlık sistemi ve toplum üzerindeki etkilerinin yanı sıra çevresel boyutuna da yer veren çalışma, yaşam döngüsü değerlendirmesi (Life Cycle Assessment - LCA) yöntemiyle hazırlandı. Araştırmaya göre Türkiye’de kronik böbrek hastalığının yıllık toplam karbon ayak izi 2,84 milyon ton karbondioksit eş değeri (CO2e) olarak hesaplandı. Bu değer, bir uçağın dünyanın etrafında 4 bin 717 kez dolaşmasına, 591 bin 646 hanenin yıllık karbon ayak izine ve bir araç ile yapılan 8,35 milyar kilometrelik yolculuğa eş değer bir çevresel etki anlamına geliyor.

Hastalık ilerledikçe sağlık sistemi ve çevre üzerindeki yük büyüyor

Araştırmaya göre karbon emisyonlarının en önemli kaynakları; hasta ulaşımı, hastanede yatışlar ve hastalığın ileri evrelerinde böbrek replasman tedavileri, özellikle de hemodiyaliz olarak öne çıkıyor. Çalışma, kronik böbrek hastalığının farklı evrelerinde hasta başına karbon ayak izinin hastalık ilerledikçe arttığını da gösteriyor. Hastalık ilerledikçe hasta başına karbon ayak izi yaklaşık 15 kat artıyor. Hasta başına en yüksek karbon ayak izi, merkezde hemodiyaliz uygulanan Evre 5 kronik böbrek hastalarında görülüyor. Bu hasta grubunda yıllık karbon ayak izi 10,5 ton CO2e olarak hesaplandı. Bu miktar, bir araç ile yapılan 30 bin 820 kilometrelik yolculuğa eş değer.

Hastalık önlendikçe çevresel kazanımlar da artıyor

Haberin tamamı

KAYSERİHABERVAKTİ'de oku →